İçeriğe geç

Migren Nedir?

Migren, ataklar halinde kendini gösteren genetik olabileceği gibi strese de bağlı başın tamamını saran 4 ile 72 saat arasında sürebilen nörolojik bir hastalıktır. Tam bir nedeni bilinmemek ile birlikte ilaç tedavisi alınsa dahi kişiye özel iyileşme süresiyle net bir iyileşme süresi verilememektir.

Kan damarlarında oluşan değişiklikler sonucu ortaya çıkan bir baş ağrısı çeşididir. Erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülme sıklığı tespit edilmiştir. Hayatın akışını etkileyen sıkışma tarzı bir ağrı olup beyindeki ağrı sisteminde oluşan bir bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Migren Nedenleri Nelerdir?

Migrenin nedeni tam olarak bilinmese de genetik faktörler etkilidir. Aile bireyleri ve yakın akrabalarda görülme sıklığı bireyde 3 kata kadar daha risk altında olduğunu göstermektedir. Kronik yatkınlığın yanı sıra iç faktörler ve dış faktörler olmak üzere atakların ortaya çıkmasına sebep olan unsurlar vardır.

Bu etkenler kişiden kişiye değişkenlik gösterse de genel olarak hava değişimi, sigara dumanı, stresli ortama maruz kalma, parfüm ve benzeri kokular ve yeme sıklığının dengede olmaması atakları etkileyebilir.

Fiziksel olarak vücudu zorlama, boyun ve omuz ağrıları, vücudun esnekliğini kaybetmesi dolayısıyla hareketsiz bir yaşam da atakları tetikleyebilmektedir.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Migren belirtisi ataklarla çözülmeye çalışılsa da farklı dönemleri bulunan, başının ve sonunun bir bütün olarak değerIendirilmesi gereken bir hastalıktır. Göz ile ilgili ortaya çıkan seçenekler migrenin atağının başında gelmektedir. Bu önceden hissedilen bulgulara aura denilmektedir.

Ani görmede zorluk, parlak ışık hissi, şimşek çakıyor görüntüsü gibi pek çok unsur hastalığın habercisidir. Kişide durgunluk, psikolojik olarak donukluk diğer faktörlerdir.

Artı ve eksi yönde uçlarda yaşanılan duygular, depresif hal olumsuz görülürken bir diğer kişide aşırı neşeli hal gözlemlenebilir. Bir diğer yandan derideki hassasiyet önemli bir işarettir. Vücuda takılan takıların verdiği rahatsızlık, saç, yüz ve dişlerde oluşan acıma hissi de vücuda eşlik edebilir.

Bulantı ve kusma, vücut hareket halindeyken artan ağrı da kişiyi olumsuz etkilemekte ve belirtilerini net bir şekilde göstermektedir. Halsizlikle birlikte ishal, ensede şişlik, iştahta oluşan sorunlar ya da aşırı susuzluk hissi ve dolayısıyla sık idrara çıkma görülebilir.

Kişide görülen duygu farklılıkları, ışığa ve sese karşı oluşan fazla duyar oluşabilirken genellikle bu hassasiyetler 24 saat içerisinde kaybolur. Karanlık ortam ve sessizliğin hakim olduğu alanlarda daha az duyarlı olunması sebebiyle hasta yalnız kalmak isteyebilir ve ışıktan uzak kalacak şekilde dinlenmek istemesi normaldir.

Migren hastalarının uykuya yakın bir dönemde ağrısı hafiflese de bu semptomlar hafife alamayacak kadar kişiyi etkilemekte olup zamanla ataklar, yan etkileri bastırır duruma gelebilmektedir.

Migren Nasıl Teşhis Konulur?

Migren olduğu şüphesi doğan kişi ilk olarak nöroloji doktoruna muayenesini olmalı ve Mr çekimi yapıldıktan sonra değerlendirilmeye alınmalıdır. Mr çekilmesinin sebebi ise daha önceden tanısı konulmamış fakat bilinmeyen bir hastalığı olup olmamasına bakılmasıdır.

Net olarak başka bir hastalığı olmadığı görüldükten sonra kişinin ne sıklıkla ağrıya maruz kaldığı, ağrıyı hangi bölgede baskın olarak hissettiği, nelerin daha çok tetiklediği gibi ayrıntılar öğrenildikten sonra tedaviye geçilmektedir.

Bu teşhislerin yanı sıra baş ağrısı ile migreni karıştırmamak gerekir. İkisinin benzer özellikleri olsa da migren şiddetli, başta tek taraflı hissedilen ve vücudu hareket ettirince artan bir ağrıyla kendini gösterir.

Klasik baş ağrısında kusma görülmeyeceği gibi ağrı süresi de kısa ve zonklayıcı değildir. Baş ağrısı tek bölgede yoğunlaşmaz. Ataklar şeklinde gelmesi yoktur ve hastanın hareketlerini kısıtlamaz. Migren baş ağrısına göre daha ağır ve zor bir durumdur.

Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisi için öncelik hastanın kendini çok iyi tanıması ve ona göre hayatını şekillendirmesi gerekir. Rüzgârlı hava şartlarından, yoğun sigara dumanından etkilendiğini gözlemleyen bir kişi bunlara dikkat ederek yaşamını korumaya alması da bir tedavi yöntemidir. Bunun yanı sıra iki yöntemden biri olan koruyucu tedavi ve ağrıyı kesici tedavi mevcuttur.

Bulantı ve kusmayı kontrol edebilmek için alınan ilaçlar baş ağrısında etkili olabileceği gibi depresyon, epilepsi ilaçları da kullanılabilmektedir. Fakat bu ilaçlar hastayla uyum içerisinde olması gerektiği için nöroloji uzmanına başvurmalıdır.

Diğer bir yöntem ise daha migren ağrısı başlangıcı olmadan günlük olarak alınan ilaç desteğidir. Bunlar düzenli olarak kullanılan ilaçlardır ve ortada bir atak olması beklenmez. Bunları tamamıyla dikkate alan kişi bir yıl içerisinde sonuç almaya başlamaktadır. Hiçbir şekilde sonuç alamayan kişiler için ise nörotoksin tedavisi ve kaslara yapılan enjeksiyon ile uzun süreli rahatlama sağlanabilmektedir.

Doğru teşhis ve bunun sonucu olarak doğru tedavi için doktorunuza başvurmalı, gereksiz ilaç alımı yapmamalısınız. İyileşme sürecini hızlandırmak için ise kendinize uygun hayat standartlarınızı belirlemelisiniz.